Robotik Cerrahi ile
Kalp Ameliyatları
|
Robotik Kalp Cerrahisinin |
Kalp cerrahisinin daha az invazif tekniklerle tanışması ve bu tekniklerin kabul görmesi diğer cerrahi branşlara göre daha geç ve yavaş olmuştur. Bunda kalp cerrahlarının standart ve klasik teknikleri ile kendilerini rahat hissetmeleri ve kalp cerrahisinin bu standart teknolojiyle fevkalade başarılı olarak gerçekleştirilebilmesi etkili olmuştur. Ancak 1990 lardan itibaren perkütan tekniklerdeki(stent,balon) gelişmeler ve ortaya çıkan rekabet cerrahları bu mükemmel sonuçları daha az invazif yöntemlerle gerçekleştirme çabalarına yöneltmiştir.
Şekil 1 de ABD’de koroner revaskülarizasyonda koroner baypas(CABG) ve perkütan girişimler(PTCA)(stent) yıllara göre rakamsal karşılaştırılmıştır.Burada stent lehine olan sapma görülmektedir.
Konvansiyonel kalp cerrahisi standart göğüs kesisi(median sternotomi) ve kalp-akciğer makinesi(KPB) kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Minimal invazif teknikler median sternotomi ve/veya KPB’ı elimine ederek kalp cerrahisini daha az invazif hale getirmeye çabalamışlardır.
Median sternotomi kalp cerrahisinde geniş bir cerrahi alan hakimiyeti sağlayan bir kesidir. Ancak göğüs bütünlüğünün bozulması, uzun bir iyileşme süreci gerektirmesi gibi dezavantajları bulunmaktadır.
Endoskopik teknikler cerrahinin diğer branşlarında başarıyla kullanılmasına rağmen kalp cerrahisinde beklenen uygulama alanını bulamamıştır. Bunda başlıca sebep iki boyutlu görüntü sistemleri ve kalbin sürekli hareket halinde olan bir organ olmasıdır. Bu zorluklarına rağmen kliniğimizde 600’un üzerinde olguda endoskopik (port akses) mitral kapak, ASD kapatılması ve mixoma rezeksiyonu gerçeklestirilmiştir. Bu tekniklerle olan alışkanlığımız ve tecrübelerimiz daha sonra robotik teknolojiye daha kolay alışmamızı sağlamıştır.
Robotik cerrahi bu noktada çok önemli avantajlar getirmektedir. Görüntünün 3 boyutlu olması iki boyutlu görüntü ile çalışmaya alışık olmayan kalp cerrahları için bir avantajdır. Ayrıca uzun aletlerle kısıtlı aralıktan ince manipulasyonlar yapmak elde titremeye ve yorgunluğa yol açmaktadır.Robotik cerrahide bu dezavantaj da ortadan kalkmaktadır.
Robotik cerrahinin dünyadaki ilk uygulamaları kalp ile ilgili olmasına rağmen dünya çapında en yaygın gelişme uroloji alanında(radikal prostatektomi) olmuştur.
ABD de yıllık ortalama 1700 kardiyak robotik operasyon gerçekleştirilmektedir. Yıllık % 25’lik bir artışla bu sayı her yıl ortalama 400 kadar artmaktadır. Ülkemizde ise ilk robotik sistem 2004 yılında Florence Nightingale hastanesinde kurulmuş olup şu ana kadar üçyüz’ün üzerinde kalp hastası başarı ile opere edilmiştir.
Bu sayının ülkemizde yedi adet yeni sistemin devreye girmesi ile daha da artacağı kesindir. Dunyada olduğu gibi kliniğimizde de mitral kapak tamiri ve koroner arter cerrahisi en sık kullanım alanını oluşturmaktadır.Sürekli geliştirilen teknolojisi ve özellikle son yıllarda geliştirilen dördüncü kol ve otomatik mitral ekartörü operasyonu daha kolay hale getirmiştir
Robotik cerrahinin avantajlarını şöyle sıralayabiliriz.
- az kan kullanımı
- hastanede daha kısa yatıs suresi
- daha az ağrı
- düşük enfeksiyon oranı
- estetik üstünlük ve erken işe dönme alanındadır.
Robot hangi kalp amelyatlarında kullanılmaktadır?
- Mitral kapak tamir ve değişimi
- Koroner baypas(tek veya iki damar hastaları)
- ASD kapatılması
- Aritmi amelyatları
- Kalp tümörleri
Robot teknolojisi kalp cerrahisinde yeterince kullanılmaktamıdır sorusuna şu an için evet cevabını vermek mümkün değildir. Robotik kalp cerrahisi devam etmekte olan bir gelişme sürecindedir. Gerekli alt yapı ve eğitim hazırlığı yapmadan bu teknolojiyi satın alan merkezler derin bir hayal kırıklığı yaşamışlardır. Edinilen tecrübeler sistemi multi-disipliner olarak kullanamayan kliniklerin başarılı olamadıklarını göstermiştir. Sistemin kalp cerrahisi ile beraber üroloji, genel cerrahi ve jinekoloji gibi branşlarla ortak kullanımı maliyetleri azaltacak ve hasta potansiyelini arttıracaktır.
2009 yılında ABD’de robotik kalp amelyatlarının sayısında %25’lik bir artış tespit edilmiştir,ülkemizde ve Avrupa Birliği ülkelerinde de benzer bir durum söz konusudur.2008 yılına kadar ülkemizde sadece bizim bölümümüzde faaliyet gösteren tek bir sistem mevcutken şu anda toplam 15 ünite Türkiye çapında görev yapmaktadır.
Robotik cerrahi sabır ve zorlu bir eğitimi gerektirmektedir. OPCAB cerrahisine ve periferik kanülasyon tekniklerine alışkın olmak ve endoskopik sistemlere hakimiyet bu cerrahinin temel taşlarıdır.Bu üç öğeye hakim olduktan sonra robotik cerrahi öğrenme eğrisi daha hızlı ilerlemektedir.Öğrenme eğrisinin en önemli faktörlerinden birisi de ne zaman açık cerrahiye dönülmesi(Conversion) dır.MİKC’de açık cerrahiye dönmek asla bir başarısızlık olarak düşünülmemelidir, çünkü hiçbirşey hastaya zarar vermemek ilkesi kadar önemli olamaz.
İste kliniğimizde bu prensipten haraket ederek 2004 yılından bu yana üçyüz’ün üzerinde hastaya robotik kalp amelyatı başarıyla uygulanmıştır.
